22 Ekim, 2007 13:52 (Şiir)

Yazan: Areta
…..Yüzüme dair tek hatırladığım ise, is.. Tek hatırladığım bu.
Duyulmasın sesi diye, parmak uçlarımda suya yönlendirdim bedenimi. Gün dağılmak üzereydi sesinden ellerim titrerken. Sol şakağımın hemen altı titreyen sağ elimin serçe parmağının teri ile tenime nefes verdi. Parmağım hızla kalktı nefesi verdiği gibi. Bedenime sarılmış pelerinim bağların kokusundan bir an bile ayrılmıyordu.
Anlatmak değil meselem, olamaz da. İs senin meselen değil, vermem de. Ses de onların meselesi değil. Yazının devamını oku »
Yorum Yapın
9 Ağustos, 2007 15:01 (Şiir)

Ekrem Düzen
kesin yanlışlardan kalkıp belirsiz doğrulara uzanan
uçmaktan habersiz çaylak yüreğindir -heveskâr ve yırtıcı-
konup göçmek ister ya bir sahradan ötekine
bu, senin bir olmayıştan geldiğindir
kusursuz yalanlardan geçip ucube gerçeklere ulaşan
hesaptan habersiz çakal aklındır -gönülçelen ve kıyıcı-
başka bir seraba büyülenir ya her su kenarında
bu, senin bir kayboluşa gittiğindir Yazının devamını oku »
1 Yorum
2 Ağustos, 2007 1:07 (Şiir)
Areta
Şafakta gördüm,
Buklelerdeki sözcüklerimin bilmecesini
Kifayetsiz maskeli sözlerini de;
Bir bir yerleştirdim incecik kıvrımlarının diplerine,
Göçmen yaylı eşliğinde Yazının devamını oku »
Yorum Yapın
24 Temmuz, 2007 12:51 (Şiir)
Yudit Namer
Tehdit
Gelirim
Görürsün
Korkmam bu defa
Alırım beni elinden
Ağlarsın
Dönmem
Çıldırırsın
Vurursun kendini
Ağlamam
Yazının devamını oku »
Yorum Yapın
8 Temmuz, 2007 18:35 (Şiir)
Ekrem Düzen
küllerinden yüzümü yıkadığım sabahlardadır,
ucu rujlanmış izmaritlerin terkediliş ağıtları;
kuşluk sevişmesine sırtını dönmüş kelepir aşıkların
jilet kesiği ağız tadlarıyla bilemedikleri cümleler,
sokak süpürgecilerinin evvel kısmetidir
belleri bükük, küfrederken evdeki karılarına
ve henüz doğuramadıkları erkek çocuklarına…
yalnız sanadır mecburi istikametim,
kurşunlanmış levhalarda; Yazının devamını oku »
Yorum Yapın
8 Temmuz, 2007 18:28 (Şiir)
Areta
Hızla kaçtı
Usta duvar örücü
Gizden medet umdu
Nefesi damla damla akıttı
Ne öğretti tüm bunları
Ne de basiretsiz kıvrımdaki gönüle algıları
Saplansın beyinlerine dipteki sırma süslü tokası
Dokunarak anlasın yalınlığını beynindeki yılansı
Adam bunların hepsi
Karanlık…Duvar…Kepaze…Uzak…
2 Yorumlar
28 Nisan, 2007 3:38 (Şiir)

Areta
Biz bir damlayız.
Bir damla.
Su sanmayın.
Bir damlayım ben.
Bir andan ibaretim.
Bir andan.
Bir.
Perde kalktı mı, rezil olanından.
Perdenin farkında da değilim ya, ondan.
Arkasında dursam.
Olmaz tabi.
Selamlamasam.
Sadece alkışları duysam.
Alkışlamasanız. Yazının devamını oku »
Yorum Yapın
19 Nisan, 2007 18:07 (Şiir)
Ekrem Düzen
sigaran, çakmağın ve saatin
telefonun ve anahtarların
ve iki kez sürgülediğin kapın
ağıtlara çökmeyecekler ardından
geceyi eriten güneş, şafakta yıldızların çözülmesini ne zaman dert etti ki
güya yetişedururken her günkü kaderine, her günün kederine
yakıyorken zamanını çakmağınla
savuruyorken hediyeler hayata, dumanına asılı nefesinle
telefonun seni çalmayacak
yaşınca biriktirdiğin anahtarlar hiçbir kapıya uğramayacak
iki kez sürgülediğin kapın
iki kez sürgülenecek üstüne
iki kez duyacaksın
iki kez din değiştiren keşişlerin inlerindeki iniltiyi
çünkü hiçbir zaman Roma’ya girmeyecek Hanibal
boynu bükük kalacak ilkokul çocuklarının hep
hani büyüyeceklerdi de Hanibal Roma’nın günahlarını ödetecekti ya
günahlarına borçlu kalacaksın
mezar taşına “senedi protesto edilmiştir” diye şerh koyacaklar
-dinle göğsünün büyük saatini
aşkına esaretindedir bütün fetihler-
1 Yorum
18 Mart, 2007 3:19 (Şiir)
Ekrem Düzen
Can Yücel’in aziz hatırasına
kurşun da döktürdüydüm geçen sene
ceketimin yakası söküktü diktirmedim
tek demesinler diye
ulan herifteki afiye bak
bir de sallanır ki namussuz
sanırsın Cozefina’nın evinden az evvel çıkmış
yok sen alınma üstüne
mavi eşarbını boynundan çıkarma yeter
konu komşu hep dikizde ha
elleri yeteceğinden değil
laf ebelemesi bunlarınki var ya
siyah sürmeyi gözünden eksik etme yeter
bırak kim isterse beynini
düzdürsün ağır kitap ayaklarına
bu çalı çırpı yakışır mı bizim fırına
2 Yorumlar
6 Mart, 2007 20:53 (Şiir)

Yazan: Ahmed-i Mursi
Sahile vuran kelimeleri topluyoruz.
Sudaki aksimize
Terimiz damlıyor, sesimiz damlıyor
Usulca denizi de topluyoruz
Yorum Yapın
5 Şubat, 2007 14:21 (Şiir)

Yazan: Ahmed-i Mursi
Bilmece neydi şimdi hatırlamıyorum, cevabı ise unutmadım.
-Yine ne yumurtladın?
Meraklı bir çocuktum vesselam, ilk oyuncağım hayattı.
-Sana ne dayattı?
Hafızam ve hayalgücüm iyi dostlarımdı, kendimi hiç avutmadım.
-Salute Madam
Baban sen daha bebekken öldü dedi annem, diğerleri onayladı.
-”Onay”lıktım
Kabullendim, zira ne farkederdi ki ha bir eksik ha bir fazla
-Bi şartla
Şimdi ben artık bir babayım ve hayattayım.
-Sıra sizde bayım!
1 Yorum
4 Şubat, 2007 16:26 (Şiir)
Ekrem Düzen
daha önce yazılmış olduğu gibi
muhakkak bir sabah vakti gireceğim
sokağımın kapısından
uzak bir trenin terinden inmiş olacağım
yakın bir vapurun güvertesinde soğuyacak gömleğim
ceketim,sol kolumun kalkanı; sağ elimde gazetem,
caddeler ayaklarıma dökülecek
sırtım bükük, başım dik selamlayacak
pencere önü çiçeklerini
genç bir adam çıkıyor olacak yukarı doğru,
kadının sıcaklığı hala üstünde
şöyle bir yüzüme dalacak,
bir an kendimizi göreceğiz duruşlarımızda
bakışlarımızı kaçıracağız, sonra hemen unutacağız Yazının devamını oku »
1 Yorum
3 Şubat, 2007 5:45 (Şiir)

sen…
günü, günde bırakıp gelsen?
İstesen, kırgın düş akşamlarında
deme vurup,
yorgun sabahların kahvesinde
öylece uyuyan bu çocuk,
günü sende bırakıp gelen aşkın taze kokusunda
dile uçuşacak. Yazının devamını oku »
Yorum Yapın
1 Şubat, 2007 20:32 (Şiir)

Ekrem Düzen
Sana verilmiş olanla
senin verilmiş olduğun
o uçsuz bucaksız kesişme noktasında buluşursun
sabah aynaya ilk baktığında karşılaştığın yüzle.
Kendi yüzünle yüzleşirsin.
Yüzleşir misin?
Hayır!
Hemen yıkarsın yüzünü.
Yazının devamını oku »
6 Yorumlar
1 Şubat, 2007 12:15 (Şiir)

Çeviren: Ekrem Düzen
Seni bir yaz gününe benzetsem de az gelir,
Yaklaşamaz sıcaklığına, yanaşamaz yakınlığına;
Hırçın rüzgâr güzelim Mayıs tomurcuklarını titretir,
Aldanmasın kimse yaz günlerinin sahte uzunluğuna;
Bazen çok parlasa da gökyüzünün gözü,
Pek görülür altın teninin bakıra çaldığı;
Akça pakçadır ama solmaya yazgılıdır özü,
Küser şansına, nankör doğanın elinden aldığı; Yazının devamını oku »
Yorum Yapın