Necrophania

necrophania.jpg
Yazan: Areta

…..Yüzüme dair tek hatırladığım ise, is.. Tek hatırladığım bu.

Duyulmasın sesi diye, parmak uçlarımda suya yönlendirdim bedenimi. Gün dağılmak üzereydi sesinden ellerim titrerken. Sol şakağımın hemen altı titreyen sağ elimin serçe parmağının teri ile tenime nefes verdi. Parmağım hızla kalktı nefesi verdiği gibi. Bedenime sarılmış pelerinim bağların kokusundan bir an bile ayrılmıyordu.

Anlatmak değil meselem, olamaz da. İs senin meselen değil, vermem de. Ses de onların meselesi değil. Yazının devamını oku »

Çaylak Çakal

jackal01.jpg

Ekrem Düzen

kesin yanlışlardan kalkıp belirsiz doğrulara uzanan
uçmaktan habersiz çaylak yüreğindir -heveskâr ve yırtıcı-
konup göçmek ister ya bir sahradan ötekine
bu, senin bir olmayıştan geldiğindir

kusursuz yalanlardan geçip ucube gerçeklere ulaşan
hesaptan habersiz çakal aklındır -gönülçelen ve kıyıcı-
başka bir seraba büyülenir ya her su kenarında
bu, senin bir kayboluşa gittiğindir Yazının devamını oku »

KUBBE

Areta

Şafakta gördüm,kubbe01.jpg
Buklelerdeki sözcüklerimin bilmecesini
Kifayetsiz maskeli sözlerini de;
Bir bir yerleştirdim incecik kıvrımlarının diplerine,
Göçmen yaylı eşliğinde Yazının devamını oku »

Tehdit Cümleleri

Yudit Namer


Tehdit

Gelirim
Görürsün
Korkmam bu defa
Alırım beni elinden
Ağlarsın
Dönmem
Çıldırırsın
Vurursun kendini
Ağlamam

Yazının devamını oku »

Hatt-ı tâ’lik

hatt02.jpgEkrem Düzen

küllerinden yüzümü yıkadığım sabahlardadır,
ucu rujlanmış izmaritlerin terkediliş ağıtları;
kuşluk sevişmesine sırtını dönmüş kelepir aşıkların
jilet kesiği ağız tadlarıyla bilemedikleri cümleler,
sokak süpürgecilerinin evvel kısmetidir
belleri bükük, küfrederken evdeki karılarına
ve henüz doğuramadıkları erkek çocuklarına…

yalnız sanadır mecburi istikametim,
kurşunlanmış levhalarda; Yazının devamını oku »

Kösele

kosele03.jpg Areta

Hızla kaçtı
Usta duvar örücü
Gizden medet umdu
Nefesi damla damla akıttı

Ne öğretti tüm bunları
Ne de basiretsiz kıvrımdaki gönüle algıları

Saplansın beyinlerine dipteki sırma süslü tokası
Dokunarak anlasın yalınlığını beynindeki yılansı

Adam bunların hepsi

Karanlık…Duvar…Kepaze…Uzak…

Ya Da Düştüm

damlayim.jpg

Areta

Biz bir damlayız.
Bir damla.
Su sanmayın.
Bir damlayım ben.
Bir andan ibaretim.
Bir andan.
Bir.
Perde kalktı mı, rezil olanından.
Perdenin farkında da değilim ya, ondan.
Arkasında dursam.
Olmaz tabi.
Selamlamasam.
Sadece alkışları duysam.
Alkışlamasanız. Yazının devamını oku »

Protesto

protesto.jpgEkrem Düzen

sigaran, çakmağın ve saatin
telefonun ve anahtarların
ve iki kez sürgülediğin kapın
ağıtlara çökmeyecekler ardından
geceyi eriten güneş, şafakta yıldızların çözülmesini ne zaman dert etti ki
güya yetişedururken her günkü kaderine, her günün kederine
yakıyorken zamanını çakmağınla
savuruyorken hediyeler hayata, dumanına asılı nefesinle
telefonun seni çalmayacak
yaşınca biriktirdiğin anahtarlar hiçbir kapıya uğramayacak
iki kez sürgülediğin kapın
iki kez sürgülenecek üstüne
iki kez duyacaksın
iki kez din değiştiren keşişlerin inlerindeki iniltiyi
çünkü hiçbir zaman Roma’ya girmeyecek Hanibal
boynu bükük kalacak ilkokul çocuklarının hep
hani büyüyeceklerdi de Hanibal Roma’nın günahlarını ödetecekti ya
günahlarına borçlu kalacaksın
mezar taşına “senedi protesto edilmiştir” diye şerh koyacaklar

-dinle göğsünün büyük saatini
aşkına esaretindedir bütün fetihler-

AFİ

afili02d.jpgEkrem Düzen

Can Yücel’in aziz hatırasına

kurşun da döktürdüydüm geçen sene
ceketimin yakası söküktü diktirmedim
tek demesinler diye
ulan herifteki afiye bak
bir de sallanır ki namussuz
sanırsın Cozefina’nın evinden az evvel çıkmış
yok sen alınma üstüne
mavi eşarbını boynundan çıkarma yeter
konu komşu hep dikizde ha
elleri yeteceğinden değil
laf ebelemesi bunlarınki var ya
siyah sürmeyi gözünden eksik etme yeter
bırak kim isterse beynini
düzdürsün ağır kitap ayaklarına
bu çalı çırpı yakışır mı bizim fırına

Son Gece

songece011.jpg

Yazan: Ahmed-i Mursi

Sahile vuran kelimeleri topluyoruz.

Sudaki aksimize

Terimiz damlıyor, sesimiz damlıyor

Usulca denizi de topluyoruz

Bilmece

bilmece02.jpg

Yazan: Ahmed-i Mursi

Bilmece neydi şimdi hatırlamıyorum, cevabı ise unutmadım.
-Yine ne yumurtladın?
Meraklı bir çocuktum vesselam, ilk oyuncağım hayattı.
-Sana ne dayattı?
Hafızam ve hayalgücüm iyi dostlarımdı, kendimi hiç avutmadım.
-Salute Madam
Baban sen daha bebekken öldü dedi annem, diğerleri onayladı.
-”Onay”lıktım
Kabullendim, zira ne farkederdi ki ha bir eksik ha bir fazla
-Bi şartla
Şimdi ben artık bir babayım ve hayattayım.
-Sıra sizde bayım!

Ada Rüyası

Ekrem Düzen

daha önce yazılmış olduğu gibiada-ruyasi
muhakkak bir sabah vakti gireceğim
sokağımın kapısından
uzak bir trenin terinden inmiş olacağım
yakın bir vapurun güvertesinde soğuyacak gömleğim
ceketim,sol kolumun kalkanı; sağ elimde gazetem,
caddeler ayaklarıma dökülecek
sırtım bükük, başım dik selamlayacak
pencere önü çiçeklerini
genç bir adam çıkıyor olacak yukarı doğru,
kadının sıcaklığı hala üstünde
şöyle bir yüzüme dalacak,
bir an kendimizi göreceğiz duruşlarımızda
bakışlarımızı kaçıracağız, sonra hemen unutacağız Yazının devamını oku »

zaman

zamans.jpg

sen…
günü, günde bırakıp gelsen?

İstesen, kırgın düş akşamlarında
deme vurup,
yorgun sabahların kahvesinde
öylece uyuyan bu çocuk,
günü sende bırakıp gelen aşkın taze kokusunda
dile uçuşacak. Yazının devamını oku »

Ruhun Yalın Hali

yalinhal01.jpg

Ekrem Düzen

Sana verilmiş olanla
senin verilmiş olduğun
o uçsuz bucaksız kesişme noktasında buluşursun
sabah aynaya ilk baktığında karşılaştığın yüzle.
Kendi yüzünle yüzleşirsin.
Yüzleşir misin?
Hayır!
Hemen yıkarsın yüzünü.

Yazının devamını oku »

William Shakespeare, 18. Sone

 shekerparem01.jpg

Çeviren: Ekrem Düzen

Seni bir yaz gününe benzetsem de az gelir,
Yaklaşamaz sıcaklığına, yanaşamaz yakınlığına;
Hırçın rüzgâr güzelim Mayıs tomurcuklarını titretir,
Aldanmasın kimse yaz günlerinin sahte uzunluğuna;
Bazen çok parlasa da gökyüzünün gözü,
Pek görülür altın teninin bakıra çaldığı;
Akça pakçadır ama solmaya yazgılıdır özü,
Küser şansına, nankör doğanın elinden aldığı; Yazının devamını oku »